İlişkinizi sağlamlaştıracak 10 öneri

İlişkinizi sağlamlaştıracak 10 öneri

Her şey biraz rutine binmişken, ilişkiyi canlı tutacak bazı küçük jestleri unutuveririz. Aslında her gün sürekli ufak jestler yaparak ilişkinizde olumlu bir değişim meydana getirebilirsiniz.

Uzman Klinik Psikolog Mehmet Başkak, herkesin günlük hayatta kolayca uygulayabileceği ve sağlam temellere dayalı bir ilişkiye sahip olabileceğiniz örnek davranışları sizler için yazdı:

Akıllı telefonunuzu kapatın

Akşam yemeklerinde telefonunuzdan sürekli sosyal medya hesaplarınızı takip ediyorsanız, o zaman telefonunuzu kapatmanın vakti gelmiş demektir. Çok sık sosyal medya kullanımıyla ilişkideki mutluluk arasında ters orantı vardır. Bazı insanlar kızgın olduklarında, partnerlerine bir şey söylememek için telefonlarına sarılıp, ona mesaj gönderme yolunu tercih edebilirler. Bu, kişinin bir nevi partneriyle kendi arasında mesafe oluşturmak için tercih ettiği bir yöntemdir. Her ne kadar böylesi bir durumda partnerinize sevgi dolu ya da güzel içeriği olan bir mesaj yollamanın zararı olmasa da, bir şeye öfkelendiğinizde bunu direk olarak onunla konuşmanız daha faydalı olacaktır.

Yatağa aynı anda girin

Partnerinizle hiç özgürce, rahat bir zaman geçiremediğinizi mi düşünüyorsunuz? Özellikle kadınların bu konuda çok hassas olduğunu belirtmeliyim. O zaman yatağa aynı anda girmek bir çözüm olabilir. Uyku zamanı bütün gün içinde belki de baş başa kalabildiğiniz tek zaman olabilir. Geceleri geç saatte uyuyan biri olsanız bile, partnerinizle yatağa aynı saatte girebilir ve o uykuya dalana kadar yanında durabilirsiniz. Yataktayken dokunun elbette ki, sarılın. Her ikiniz de mutlaka yeteri kadar uyumalısınız. Geceleri yeteri kadar uyumayan kişiler ertesi gün partnerleriyle tartışmaya daha yatkındır.

Partnerinize bir fincan kahve yapın

Partnerinize olan sevginizi ifade etmek için illa her zaman büyük jestler yapmanıza gerek yok. Mesela sabahları ona bir tost yapmak gibi basit bir jest ilişkinizin düzelmesine yardımcı olabilir ya da şöyle kıvamında bir Türk kahvesini bazen siz yapmalısınız. Partnerlerin birbirlerine sık sık ufak jestler yapması mutlu bir ilişkinin göstergesidir. Sık sık ve düzenli olarak ufak jestler yaparak, ilişkinin rutinleşmesine engel olmanın yanında, ona önemli ve özel olduğunu hissettirebilirsiniz.

Geçmişteki komik bir anınızdan bahsedin

İlk görüştüğünüz zamanlardan, o ayaklarınızın havada olduğu zamanlardan ara ara bahsedin. Gittiğiniz yerler, yaptığınız çocukça, çılgınca anılardan bahsedin. Bazen en iyi hatıralar en komik olanlarıdır. Motivasyon ve duygular üzerine yapılan bir araştırmada, geçmişte beraber güldükleri olayları hatırlayan çiftlerin ilişkilerinden memnuniyet oranları, yine olumlu hatıraları olan fakat içinde komiklik ya da eğlencenin olmadığı anılarını hatırlayanlara göre daha yüksek çıkmış. Geçmişte gülünen bir olayı hatırlamak ilişkiye taze kan pompalıyor. Çünkü kişiler o olayı hatırladıklarında yeniden gülüyorlar ve rahatlıyorlar.

Ter attıracak bir egzersiz yapın

Düzenli egzersiz yapmanın uzun vadede yatak odasındaki dayanıklılık, güç ve esnekliği arttırdığı herkes tarafından bilinir ama ter attıracak bir egzersiz yapmanın hemen görülebilecek sonuçları da vardır. Egzersiz sonucu açığa çıkan endorfinler sizde bir adrenalin akımına sebep olur, bu da cinsel olarak uyarılmanıza yardım eder. Yürüyüş yapmak, koşmak ya da bisiklete binmek gibi kalp atım hızınızı artıran aktivelerin kişinin cinsellik isteği üzerinde olumlu bir etkisi vardır. Sizin cinsel olarak uyarılmış olmanız partnerinize de sirayet edecek ve ilişkinize farklı bir heyecan katacaktır.

Akşam yemekten önce dans edin

Sürekli yeni şeyler deneyen çiftlerin ilişkileri daha yüksek kaliteli. Mesela akşam yemeği zamanı yeni bir şey denemek için uygun zamanlardan biri. Yemek yaparken hoş bir müzik açın ve beraber dans etmeye başlayın, dans uymuyorsa içten bir sarılmayla açtığınız türkü ya da şarkıya uyum sağlayabilirsiniz. Ya da mesela yemeği bu kez siz yapabilir, en azından güzel müzik eşliğinde salatayı da siz halledebilirsiniz.

Cinselliği yatak odasından dışarı taşıyın

Giriş, gelişme ve sonuç uygulamasıyla rutinleştirip resmi daireye çevirdiğiniz yatak odasını memuriyet havasından kurtarın. Cinsel yaşantınızda önemli olan ikinizin de tatmin olmasıdır, cinsellik dürtüseldir çok fazla kuralı, aşırı sınırları ve rutini sevmez. Cinselliği daha önceden hiç yaşamadığınız bir odada ya da yerde deneyin. Cinsel hayattaki bu gibi değişiklikler dopamin sistemini harekete geçirir. Vücudunuz daha çok dopamin salgılamasına sebep olacak bir şey yaptığınızda, o şey pozitif pekiştirici vazifesi görüyor. Partnerinize böyle bir öneride bulunmak için uzun uzadıya açıklama yapmanıza gerek yok. Mesela, bir cümleyle ona niyetinizi belli edebilirsiniz.

Partnerinize sarılın

Sarılma ya da partnerinizin elini tutma gibi cinsellik dışı dokunmalar da ilişkinizin canlı ve sağlıklı kalabilmesi için cinsellik kadar önemlidir. Partnerinize ne kadar çok dokunursanız, birbirinize karşı kendinizi uzun vadede o kadar rahat hissedeceksiniz. Dokunma bizim rahatlama ve sakinleşme yollarımızdan biri. Partnerinize her dokunduğunuzda, ona pozitif bir mesaj yolluyorsunuz.

Ona yeni bir soru sorun

Herhangi bir çifte sorsanız, belki sohbet zamanlarının çoğunda işten, çocuklardan ya da arkadaşlarından bahsediyorlardır. En son ne zaman partnerinize onunla ya da ilgi alanlarıyla alakalı bilmediğiniz bir şey hakkında soru sordunuz? İlişkiler geliştikçe, herkes değişiyor. Bu nedenle, ilişkinizin ilk başladığı yıllara kıyasla, partnerinizin ilgi alanlarında ya da isteklerinde değişiklikler olmuş olabilir, olmamışsa da onun ilgi alanlarını da merak edebildiğinizi gösterin, şaşırtın. O nedenle, partnerinize normalde sormayacağınız bir soru sorun.

Ona sık sık teşekkür edin

Partneriniz size yardımcı olma amaçlı ya da sizi özel hissettirecek en son ne yaptı, bunu düşünün ve ona bunun için teşekkür edin. Partnerinizle zaman içinde birbirinize karşı rahat olduğunuz bir ilişki biçimi geliştirdiğiniz için, ihtiyaçlarınızı zaten karşılaması gerektiğini düşünmeye başlayabilirsiniz. Partnerlerden biri diğerine mesela ev işlerinde yardımcı olsa ya da bir hediye alsa, diğer partner çoğunlukla ona teşekkür etmeyi unutur. Ve hiç partnerinize sadece hayatınızda olduğu için teşekkür ettiğiniz oldu mu?

Aşkın ses hali

Aşkın ses hali

Bir insanın ses tonu kadar güzel çok az şey var şu hayatta. Bize onu hatırlatan o ses… Her duyduğumuzda en güzel kokuları hissettiren, en bilinmedik sokaklarda dolaştıran notalarla dolu aşkın sesi…

Bir müzik melodisini her hikayede kulaklarımıza dolduran bizim hikayemizin başkahramanı sevgili bu adam, itinayla seçtiği cümleleri en güzel tonlarda ve de en güzel anlarda fısıldarken bize, bir de bakmışız aşık olmuşuz. Çünkü öğretilmişiz, aşk için ölmeli aşk o zaman aşk. Nice kara sevda efsaneleriyle, bilmeden daha tek heceli bu sözcüğün anlamını, düşmüşüz yollara… Nedir ki, epi topu bir avuç aşk için her şey.

Bizi hayata bağlayan sözcükler

Ona ait ifadeler, seslenişler… Adımızın anlamı değişir bu sesle. Artık tek bir anlam taşırız duygu yüklü bedenimizde. Aşkın duygularımızdan taşan ses hali bizi hayata bağlar belki. Sevmeyi yeni öğrendiğimiz zamanlarda aşık olduğumuz ilk ses tonu yaşama sevincimiz olur işte. Bir bankta otururken sahilde, dalgaların sesi kadar berraktır duyduğumuz ses.

Geleceğini beklediğimiz, neler umup neler bulduğumuz bir adam, sanki okyanus aşırı uzaklardan gelip yerleşiverir bankın bir ucuna ve başlar macera.

Tekrar ilk hikaye ve eksik notalar

En bildiğimiz şeyleri ilk defa duyuyormuşçasına dinleriz. Fark ederiz ki, bu adam gelip de anlatana kadar bu hikayeyi, eksik olan notalar vardır ve artık hepsi tam olacaktır. Hayalini kurduğumuz sahil kasabaları, her sokağın başındaki çöp konteynerleri, martıların çıkardığı açlık sesleri, her evin perdesinin kapanma saati, işte bu anlamsızlıklar silsilesi bir anda bu adamın sesiyle buluşur. Sesinin tonu, sesinin kokusu ve bize yaşatacakları; her şey farklıdır artık.

İstanbul’da bir meydanda artık her şeyin adı aşktır. Ve duyduğumuz her ses onun, hissettiğimiz her duygu bizimdir. Yeni bir hikaye daha dinlemeye gücümüzün olmadığını bildiğimiz bir zaman diliminde çıkagelen bu sevgili adam dünyalara değerdir. Bir başkasının belki nefret duyduğu bu adam bizim kalp sesimizdir. Kalbimizin vurduğu her nota aynı sesi çıkarır.

Tamamlanan notalarla gerçek aşk

Biz kalbimiz elimizde eksik notalarla kendi şarkımızı söylerken şehrin bir yerinde bir adam gelip o notaları tamamlar elbet. İşte bu, gerçek aşktır. Bizim diğer yarımız, en sadığımızdır. Gözlerimizi her kapadığımızda duyduğumuz sesin sahibi, elinde kalbini sunuyorsa bize bütün notalarını, hayatta üzülecek çok az şey var demektir. Bilimde bir açıklaması olduğunu bildiğimiz sesi, biz kulaklarımızdan önce hissediyorsak kalbimizde, dünya bir başka dönüyor hayat bir başka güzel yaşanıyorsa artık, hala umut var hepimiz için.

Aşkın ses hali gelip yerleştiğinde bir akşamüstü içimize inceden akşamsefaları eşliğinde, belki biraz fesleğen kokusu ile hayat bulacaktır kalbimiz. Ruhumuzu okşayarak hayatımıza giren bu ses, artık bütün benliğimizin sahibi olacaktır. Ve biz artık bulutlarla yaşıyoruzdur muhtemelen. Mor dağların eteklerinden yankılanarak kopup gelen seslerden bile gür bir ses artık bizim bütün duygularımızın sahibidir sanki.

Kul köle olup geçecek bir ömrün kıyısında nice güzelliklere gebe sesler dolsun kalbimize.

Sevgimle…

Damla Karakuş

Partnerinizle aranızda kızgınlık yaşıyorsanız korkmayın

Partnerinizle aranızda kızgınlık yaşıyorsanız korkmayın

Hepimiz partnerimizle olan ilişkimizin sorunsuz bir şekilde sürmesini isteriz ve birçok kişi de partnerlerini kızdıracak davranışlar sergilemenin iyi bir fikir olmadığını bilir. Fakat partnerlerin birbirlerini kızdırmalarının iyi hatta faydalı olduğu zamanlar da vardır. Başka bir deyişle, partnerler arası ilişkide bir miktar kızgınlık ve sürtüşme iyidir.

Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoterapist Mehmet Başkak, partnerler arası ilişkide biraz kızgınlık ve sürtüşme olmasının neden faydalı olduğunu şöyle açıkladı:

Uzun ömürlü bir ilişki için gerekli

Düşük seviyede bile olsa partnerlerin aralarında çıkabilecek muhtemel bir çatışma ya da sürtüşmeyi yönetebilme becerisi bir ilişkinin sağlıklı bir şekilde devam etmesi için olmazsa olmazdır.

Biriyle yeni bir ilişkiye adım attığınızda, özellikle de o kişiden hoşlanmışsanız, elinizden gelen en iyi siz olmaya çalışırsınız. Normalde yaptığınız ve sevdiğiniz bazı davranışlardan kaçınırsınız. Ama sonunda gerçekteki siz bir gün açığa çıkacak ve bu da partnerinizi belki biraz rahatsız edecektir.

Partnerlerin birbirlerini bazı konularda sinirlendirmesi bir yönden onların kim olduklarını saklama gereği hissetmedikleri “gerçek” bir ilişki içinde olduklarını gösterir.

Tüm tuhaf ve hoşa gitmeyecek davranışlarıyla birlikte kişinin kendini olduğu gibi ifade edebilmesi bir ilişkide sağlıklı seviyede rahatlık olduğunun göstergesidir. Partnerinizle bazı konularda sürtüşmeniz, artık her zaman onun duymak isteyeceği “doğru”yu söyleme ihtiyacını hissetmediğinizin işaretidir, bu da ilişkinizin uzun ömürlü olabilmesi için önemlidir.

Kızgınlık o ilişkinin hala canlı olduğunu gösterir

Partnerler arasında yaşanan anlaşmazlıklar artık o ilişki için tehlike çanlarının çaldığı anlamına gelmez, tehlike çanları partnerlerin duygusal olarak ilişkiden geri çekilmeleriyle çalmaya başlar. Partnerinizle ilgili, kızgınlık ve öfke de dahil, herhangi bir duygu hissetmemeye başladığınız noktaya geldiğinizde, bu artık sizin duygusal olarak o ilişkiden kendinizi çektiğinizin bir göstergesidir.

Tabi ki partnerinizi aşırı derecede sinirlendirecek davranışlar sergilemek ilişkinizin gidişatı için iyi değildir, ama aranızda kızgınlık gibi duyguların hiç yaşanmaması da daha kötü olabilir.

Partnerinize karşı biraz kızgınlık hissiniz varsa, bu ona karşı hala bir şeyler hissettiğinizi ve onu önemsediğinizi gösterir. Bir ilişkide partnerlerin birbirlerine kızgınlık duyması her zaman kötü değildir çünkü bu durum o ilişkinin hala canlı olduğuna bir kanıttır.

Bütün anlaşmazlıkları ve sürtüşmeleri yok etmeyin

Bazı zamanlarda kişiyi sinirlendirecek bir davranış çok iyi bir amaca hizmet edebilir. Anlaşmazlık yaşadığınız konular ilişkinizin hangi yönlerden gelişmesi gerektiği hakkında size bilgi ve imkan verir. Bunlar ilişkinin olumlu yönde değişmesi için güçlü bir katalizör vazifesi görürler.

Burada bahsedilen sebeplerden dolayı, bir ilişkide amaç partnerler arası bütün anlaşmazlıkları ve sürtüşmeleri yok etmek değildir. Bundan daha iyi bir amaç belki de kızgınlıkların ve anlaşmazlıkların sebeplerini tespit etmek, ki bu ilişkinizde olduğunuz gibi davrandığınız, partnerinize karşı boş olmadığınız ve ilişkinizdeki bazı şeylerin daha iyi olabileceğine işarettir ve bunları ilişkinizin iyileşmesi ve gelişmesi için birer araç olarak kullanmaktır.

Erkekler için ‘doğru kadın’ kimdir

Erkekler için ‘doğru kadın’ kimdir

İlişkiler söz konusu olduğunda bu tür sorularla sıkça karşılaşıyoruz. Kadınlar için doğru erkek veya erkekler için doğru kadınların özellikleri her iki tür için de bazı ipuçları barındırıyor. Aslında her iki taraf için de ilişkiyi sağlıklı bir düzeyde devam ettirebilmenin kriterleri birbirine benziyor. Ancak biz bugün konuya erkekler açısından bakıyoruz. Zannedildiği gibi ilgi alanları sadece dış görünüş değil. Erkekler, hayatı paylaşacak, çocuklarına iyi anne olacak, her şartta kendilerini destekleyecek kadınlara ilgi duyuyor. İşte erkeklerin beklediği ‘doğru kadın’ özellikleri.

Karakter

Erkeklerin ilk bakışta güzellikten etkilendiği aşikar… Fiziksel güzellik çekim yaratıyor ancak çekimi sürdüren ve bir erkeği bir kadını keşfetmeye iten nokta, ruh güzelliği de dediğimiz ‘karakter.’ Kadınların harika ve kusursuz bir görünüşe sahip olmayı hedeflemektense, ruhlarını besleyip karşı cinse pozitif enerji yüklemeleri daha anlamlı görülüyor. Kız arkadaşlarınızın yanında ne kadar rahatsanız, bir arkadaş sohbetinde ne kadar içten gülebiliyorsanız işte o kadar rahat ve içten olmanızı bekliyor erkekler. Oyunlar olmadan, karakterinizi ortaya koymanızı ve bu karakteri keşfetmeyi istiyorlar. Erkekler, kız arkadaşlarınızla attığınız kahkahaları da, bir piknikte elinizle rahatlıkla yediğiniz sandviçi de görmek istiyor. Kısacası, samimi olup karakterinizi ortaya koyduğunuzda erkekler bu kadar net bir karakter karşısında hayranlığını gizleyemiyor.

Saygı

Bir ilişkinin olmazsa olmazı saygı. Kadınlar için olduğu kadar, erkekler için de vazgeçilmez bir unsur. Kendinizi nasıl ifade ettiğiniz, başkalarıyla nasıl bir iletişim halinde olduğunuz, sizin hakkınızda çoğu şeyi ortaya koymaya yetiyor. Erkekler, ilişkilerinde karşı cinsten saygı beklerken aynı zamanda kişisel sınırlarının da korunmasını ve bu sınırlara da saygı duyulmasını istiyor. Yani bir erkek, ilişkide olduğu için bireysel olarak zaman ayırdığı hobilerinden, ilgi alanlarından ve arkadaşlarından vazgeçmek istemiyor. Buna saygı duymayan ve erkeği bireysel alanlarından alıkoyan bir kadın, zamanla erkeğin saygısını da kaybediyor.

Sevgi

Herkes sevildiğini hissetmek ister. Onunla ilgilendiğinizi belli edin… Erkekler de kadınlar gibi ilgi ve sevgi bekler. Erkeğin omzuna dokunmanız, yanağına ufacık bir öpücük kondurmanız, elini tutmanız, günün nasıl geçti diye sormanız, inanın içindeki sevgi kıvılcımını ateşleyecek. İlişki boyunca sevildiğini hisseden erkek, o ilişkide kalmak için elinden gelen tüm çabayı gösterecektir.

Zeka

İlgi uyandıran ve erkeğin bakış açısına da zenginlik katan konuşmalar, erkeklerin bir kadında aradığı özelliklerden biri. Zeki kadınların ortak özelliği, etrafında olup bitenlerden hatta dünyada olup bitenlerden haberdar olup bunu değiştirebilmek adına çaba sarf etmesi ve düşünmesi… Erkekler,sadece moda ve televizyon programları hakkında konuşan kadınlardan ziyade dünyaya, olaylara, sanata ve hayata dair farklı bakış açıları geliştiren kadınları daha ilgi çekici buluyor. Bir kadının ille de ilgi çekici olması için en iyi okullardan mezun olması gerekmiyor. Hayatı sorgulayan, keşfetmeye meraklı ve algısı açık kadınlar, erkekler tarafından hayal edilen kadın tiplerinden biri olmayı başarıyor.

Özgüven

Kendileri ve vücutlarıyla ile barışık olan kadınlar, erkekler tarafından özgüvenli bulunuyor. Ve kadınların gönderdiği bu pozitif enerjiyi alan erkek için o kadın ‘doğru kadın’ oluyor. Hayat yeteri kadar zor… Bazen her şey toz pembe iken bir anda kapkara bulutlar üzerinizde dolaşabilir.. İşte böyle anlarda erkekler yanlarında özgüvenli kadınları görmek istiyor. Eğer yanlarında özgüveni yüksek bir kadın olursa, hayallerine daha çabuk ulaşabileceklerini düşünüyorlar.

İstek

Erkekler, ilişkide olduklarını kadının istekli olduğunu görmek istiyor. Her konuda onlara destek veren, yapacakları şeyler konusunda istek duyan, heyecanlanan kadınların yanlarında olmasını arzu ediyor. Yemeğe gidilecekse, akşama sinema varsa kadınların da bu konulara dahil olmasını, istekleriyle erkeği yönlendirmesini tercih ediyorlar. Ve durumlar zorlaştığında, hayat kötü bir yöne doğru kaydığında yanlarında olabilecek, kolay kolay vazgeçmeyecek kadınlar, erkekler için ‘doğru kadın’ oluyor.

Alçak gönüllülük

Alçak gönüllü kadınlar, enerjilerini dışarı yansıtmakta başarılıdırlar. Erkeklerin de aradığı, tam da budur. Enerjisiyle, bakış açısıyla ruhunu okşayan ve ona iyi gelen bir kadın…

İlişkileri güçlendirecek günlük rutinler

İlişkileri güçlendirecek günlük rutinler

Hepimizin büyük, küçük, sağlıklı veya sağlıksız alışkanlıklarımız var. Bu alışkanlıklar günlük bir rutin oluşturuyor. Aynı sistem ilişkilerimiz için de geçerli. Daha mutlu bir yaşamın kapılarını aralayacak bu rutinleri dikkate alarak ve ilişkinizi yeniden canlandırabilirsiniz.

Sabah

1. Birbirinizi öpün ve güle güle deyin

Sabahları evden ayrılırken çiftlerin birbirlerini öpüp iyi dileklerde bulunmaları ilişkilerin başlarında güzel bir rutin olsa da zamanla bu rutin rafa kalkabiliyor. Oysa iyi bir veda çok önemli. Eşinizle vedalaşmak için her sabah 3-5 dakika ayırın. Birbiriniz öpün ve günün iyi başlamasını sağlayın.

Gün içinde

2. Birlikte ve ayrı olduğunuzda küçük günlük ritüeller oluşturun

Her ikiniz için anlamlı olan küçük eylemler oluşturmak, bağlantı hissi oluşturur ve ayrı olduğunuzda bile bu iletişim gün boyunca devam eder. Bu rutin bir fincan kahve, her gün söylediğiniz bir şarkı, küçük notlar, öğle yemeği vs. olabilir. Bu tür ritüeller paylaşımı arttırır ve ilişkilerin monotonlaşmasını engeller.

Akşam

3. Birbirini sevgiyle karşılama

Akşam bir araya geldiğinizde tıpkı sabah olduğu gibi birbirinizi öpün ve merhaba deyin. Nasıl olduğunu sorun. Zor bir günün ardından konuşmak yorucu geliyorsa birbirinize sarılın. Sessiz bir ortamda fiziksel dokunuş da son derece güçlü bir eylemdir.

4. Düzenli bir akşam programlaması yapın

Çocuklarınız olduğunda bu özellikle önemlidir. Hayatlarınız çocuklar tarafından kontrol edildiğinde ve ekstra sorumluluklarınız olduğunda, ilişkiler gözden kaçabilir. Sorumluluklardan kurtulabileceğiniz ve birbirinizle gerçekten bağlantı kurabileceğiniz bir gün ve zaman belirleyin.

5. Uyumadan bir bağlanma rutini oluşturun

Her şey bittiğinde, kapılar kapandığında ve artık yatma saati geldiğinde uykuya dalmadan önce duygusal bir bağlantı kurun. Yatağa aynı anda girmeye çalışın. Bu esnada yapılan küçük konuşmalar ilişkiyi kuvvetlendirmek için harika bir zamandır. Mutluluklarınızdan, işlerinizden, endişelerinizden veya gelecekteki planlarınızdan bahsedin. Saygıyla ve gerçekten dinleyerek ilişkinizi kuvvetlendirebilirsiniz.

6. Birbirinize teşekkür edin

Sabah, akşam veya günün herhangi bir saatinde eşinize teşekkür etmeyi unutmayın. Küçük veya büyük herhangi bir şey için teşekkür etmek, ilişkiye huzur ve sevgiyi tesis eder. Size teşekkür eden bir eşe olumsuz hislerle yaklaşmanız mümkün değildir.

7. Sevginizi ifade edin

Eşinizin aşk dilini öğrenin. Kimi sözle, kimi dokunuşlar ifade edebilir. Kelimeler, hediyeler eşinizi her ne mutlu ediyorsa bunu göz ardı etmeyin.

özel içeriğidir.

Sağlıklı bir ilişkinin kuralı ayrı kalmak

Sağlıklı bir ilişkinin kuralı ayrı kalmak

Çoğu zaman çiftler için “Onlar birbirleri için yaratılmış,” cümlesini duyarız. Fakat ne kadar uyumlu olursanız olun siz ve sevgiliniz aynı insan değilsiniz. Farklı ilgi alanlarınız, hayalleriniz ve hedefleriniz olabilir. Bunları gerçekleştirebilmek için sevdiğiniz insandan zaman zaman uzaklaşmak hem siz hem de ilişkiniz için sağlıklı bir hareket. İşte uzun süreli ilişkilerin sağlıklı bir şekilde devam edebilmesinin formülü.

‘Ben’ yerine ‘Biz’ doğru mu?

Sevgilinize, anne ve babanıza ya da kardeşinize ne kadar benziyor olursanız olun siz bir bireysiniz. Birey olmak da tek başına fikirleri, zevkleri, hobileri, alışkanlıkları olmak, kimi zaman hoşunuza giden şeyleri tek başınıza yaparak da mutlu olmak anlamına geliyor. Bir ilişki içinde, kendinizden uzaklaşıp “ben” yerine “biz” oldukça mutluluktan da uzaklaşma ihtimaliniz artıyor. Hem kendinizin hem de karşı tarafın duygusal ihtiyaçlarını düşünmelisiniz. İlgili olmak, sürekli iletişim halinde olup karşı tarafı boğmak anlamına gelmiyor. Sevgiliniz ya da eşiniz biraz sessiz kalmaya ihtiyaç duyuyor olabilir. Kendinize zaman ayırarak iki tarafın da duygusal yorgunluktan uzaklaşmasını sağlayabilirsiniz. Kişisel ihtiyaçlarınızın neler olduğunu belirleyip bunun için gerekli zamanı sevdiğiniz insandan isteyebilmenin ilişkinizi kuvvetlendiren unsurlardan biri olduğunu unutmayın.

Ayrı vakit geçirin

Beraber vakit geçirmek ikiniz için de dünyanın en keyifli aktivitesi olabilir. Fakat bunu sürekli tekrarlamak en nihayetinde bu anlardan aldığınız keyfi düşürecektir. Hayatınızın diğer alanlarında olduğu gibi zamanı iyi yönetmek başarılı bir ilişkinin gerekliliklerinden biri. Beraber ve ayrı geçirdiğiniz zamanları iyi yönetebilmelisiniz. Bunu sağlayabilmek için kendinize zaman ayırmak konusunda partnerinizle ciddi bir şekilde konuşun. Örneğin haftanın belirli günlerini seçip ikiniz de ayrıyken yapmaktan hoşlandığınız aktiviteleri planlayabilirsiniz. Eşiniz aynı zamanda en iyi arkadaşınız olabilir fakat onun dışında arkadaşlık ilişkilerinizi sağlıklı tutmak en az ilişkiniz kadar önemli. En iyi birlikteliklerde ve evliliklerde bile, eşiniz ya da sevgilinizle yaşadıklarınızı paylaşmak istediğiniz anlar yaşayabilirsiniz. Böyle durumlarda arkadaşlarınıza yönelmelisiniz.

Anlatacak konularınız biriksin

Sürekli beraber vakit geçiren çiftler belli bir süre sonra konuşacak farklı konu bulmakta güçlük çekiyor. Ayrı vakit geçirip tekrar görüştüğünüzde eşinize anlatacağınız daha çok şeyiniz olacak. Böylece yukarıda bahsettiğimiz tüm faydaların yanı sıra ilişkinizdeki iletişimi de kuvvetlendirmiş olacaksınız.

Aşk size ne yapar

Aşk size ne yapar

Aşk, beyinde duygu ve düşünceleri belirleyen alanlarda iletişimin yoğunlaşmasına ve hızlanmasına yol açıyor. Beyin o kişiyle ilgili olumlu düşünceleri artırıp abartırken, eleştirilebilecek konuları azaltıp önemsizleştiriyor. VKV Amerikan Hastanesi Uyku Bozuklukları Ünitesi Bölüm Şefi Dr. Sabri Derman, aşkın ruhsal ve fiziksel etkilerine dikkat çekiyor.

Yoğun aşk duygusu metabolizmayı etkiler

Tek bir kişiye ve konuya yönlendirilen bu yoğunlaşma, hem heyecanın hem endişelerin aynı zamanda artmasıyla diğer konuları ihmal etmeye, hatta yanlış değerlendirmeye yöneltiyor. Beyin dahil olmak üzere bütün vücutta gerçekleşen bu uyarılma uykuyu da bozduğunda, uzun vadede genel bilişsel fonksiyonlar olumsuz etkilemeye başlıyor. Yoğun aşk duygusu kalp atım hızını, metabolizmayı, solunumu, vücut ısısı düzenlemesini etkiliyor.

Huzur ve güven verir

Aşkı ve cinsel tutkuyu oluşturan adrenalin, dopamin, testosteron gibi kimyasalların düzeyinin bu süre içinde “normal” değerlere dönerken, oksitosin ve prolaktin gibi beyin sinyalleriyle salgılanan diğer hormonların ilişkiyi pekiştirirken, bağlılığı arttırır, huzur ve güven duygusunun yerleşmesini sağlar.

Saplantıya dönüşürse biter

Hiçbir bünye, ateşli bir aşkın getirdiği enerji tüketimini ve biyokimyasal değişiklikleri ömür boyu sürdüremez. Ateşli aşk yerine tutkulu bir beraberlik gelişebilir ve ömür boyu artarak sürebilir. Eğer aşk duygusu bir saplantı, heves, cinsel getiri, sosyal tırmanma gibi gayelerle harcanan bir sermaye olarak algılanırsa, tükenir ve biter. Eğer aşk, iki ruhun birlikteliği üzerine kurulmuş ise, bedenler göçtükten sonra da süregider.

Neden gerçek aşkı bulamıyoruz

Neden gerçek aşkı bulamıyoruz

İnsan ne kaybetse ya da neye ulaşmak istese, olmadığında çok zorlamaz; vazgeçer. Farkında mısınız bir tek aşkı, bıksak da asla vazgeçmeden arıyoruz. Peki acaba o kadar aramamıza rağmen neden gerçek aşkı bulamıyoruz?

gerçek aşk

Unutamıyoruz

Geçmişte birini çok sevdiniz; ama yanlış kişiydi ve ayrıldınız. İşte, o kişiye dair hala ihtimaller besliyorsanız, bir türlü unutamıyorsanız, gerçek aşka da ulaşamayacaksınız demektir. Bırakın geçmiş geçmişte kalsın. Siz yeni olanı hayatınıza kabul edin. Çünkü bu hayat bir daha yaşanmayacak!

gerçek aşk

Çıtayı yükseklerde tutuyoruz

Beklentimizi o kadar yükseltiyoruz ki, armudun sapı, üzümün çöpü derken bir bakıyoruz, bir ihtimalimiz olan kişileri de kendimizden uzaklaştırmışız. Hâl böyle olunca aşkı da ıskalamış oluyoruz. Yani sizin beyaz atlı prensiniz six packleri olan çok yakışıklı bir erkek, gönlünüzün sultanı manken gibi bir kadın olmak zorunda değil. İsteklerinizi bir gözden geçirin.

gerçek aşk

Bir daha güvenememek

Bu da aslında unutamamak maddesindeki gibi; geçmişte aldığınız darbeleri bir türlü unutamıyoruz. Böyle olunca yenilikler için de kimseye güvenemiyoruz. Gerçek aşkı da ısklaıyoruz.

gerçek aşk

Ciddileşen konu korkutuyor

Evlenmek, zamanla anne-baba olma fikri insanı korkutuyor. Uzun süreli ilişkinin ardından gelmesi gereken evlilik, yarattığı korkudan sonra aşkınızın elinizden uçup gitmesine sebep oluyor.

gerçek aşk

Sadık kalamıyorsanız

Hem gerçek aşkı arıyor, hem de bir türlü ilişkinize sadık kalamıyorsanız muhtemelen gerçek aşkı bulamayacaksınız. Her şeyde olduğu gibi burada da yapmanız gereken ne istediğinizi bilmek ve ona göre yaşamak…

Nazım Hikmet ve şiir olmuş aşkları

Nazım Hikmet ve şiir olmuş aşkları

“Çok şükür aşığım.

Bana öyle geliyor ki bir tek insana, yüz milyonlarca insana,

Bir tek ağaca, bütün ormana,

Tek bir düşünceye, birçok düşünceye

Ve fikre âşık olmadan yaşamak,

Yaşamak değildir.

…”

Bu sözler 114 yıl önce bugün doğan ve belki de doğduğu anda bile gözlerinden safi cümleler fışkıran adama ait; Nazım Hikmet’e.

Hep biyografiler yazdım; ama bugün onun aşklarını yazmak istiyorum. Çünkü Nazım, aşklarından doğan sözcüklerle “Nazım Hikmet” oldu. Ya da en azından bu benim görüşüm ve nedense bu görüşte yalnız olmadığımı düşünüyorum…

Nazım Hikmet ve aşkları

İlk aşkı Nüzhet

“O mavi gözlü bir devdi.

Minnacık bir kadın sevdi.

Kadının hayali minnacık bir evdi,

Bahçesinde ebruli hanımeli açan bir ev.

…”

Bu şiir, Nazım’ın ilk aşkını anlatıyordu. Bahçesinde ebruli hanımeli açan o minnacık evde Nazım ile yaşamak isteyen minnacık kadının adı Nüzhet’ti; henüz 15 yaşındaydı. Nüzhet ve Nazım, gazeteci Muhittin Birgen sayesinde tanıştı.

Nüzhet, Tiflis’e gitti. Nazım da hemen ardından yetişti. Moskova Üniversitesi’nde okuyan genç bir delikanlıydı Nazım ve bütün güzel kızların gözü üzerindeydi. Ama yüreği yanmıştı bir kere, kor kor öbeklenmiş, mengenelere sıkıştırılmıştı işte. Böyle bir hissi, ilk kez, Nüzhet’e karşı duyuyordu. Kaçınılmaz son gerçekleşti; Nazım ve Nüzhet, 1921’de evlendi.

Ancak kaçınılmaz başka sonlar da vardı; ayrılık gibi. Nüzhet’in İttihatçı yakın bir akrabası Nazım’a duyduğu öfke ve nefrete engel olamıyor, genç kıza sürekli evine dönmesini söyleyen mektuplar yazıyordu. Çok gençti ve bu kadar baskıyı kaldıramadı Nüzhet. Nazım’ı terk ederek evine döndü…

Nazım Hikmet ve aşkları

Ülkeler ayrılığı, Lena

Nazım da Nüzhet’in ardından Türkiye’ye dönmüştü. Ancak yüreği ne bu ayrılığı ne de Nüzhet’in bir profesörle evlendiğini görmeyi kaldırabildi. Moskova’ya geri döndü.

Burada METLA Tiyatrosu’nda Ludmilla Yurçenko ile tanıştı. Onun için adı Lena’ydı. Bir süre sonra evlendiler. Aslında her şey iyi gidiyordu.

Elbet yine ayrılık vakti gelip çatacaktı. 1928’de Nazım’ın Türkiye’ye dönmesi gerekiyordu. Ancak Lena için vize vermediler. Böylece ülkeler arasında sessiz sedasız, şiirlerde çağlayacak bir ayrılık yaşandı.

Nazım Hikmet ve aşkları

Ve büyük aşkı Piraye

Piraye, 16 yaşındaydı Sedat Örfi ile evlendiğinde ve şimdi de boşanmıştı işte. 2 çocuklu yalnız bir kadındı. İşte bu dönemde tanıştı Piraye ve Nazım; 1930’da.

Delice bir sevdaydı aralarındaki; tarifsiz bir tutku. Kalbinin kızıl saçlı bacısı olarak tarif ediyordu onu. Ancak evlilikleri sürecinde 13 yıl boyunca Nazım hapisteydi. Kim bilir, belki de onca şiiri yazdıran da işte bu aşkın uzak yaşanışıydı.

Ona mektuplar yazdı; sandıklar, kutular tablolar yaptı Nazım. 24 yaşındaki güzeller güzeli Piraye de Nazım’ı için kitap, temiz çamaşır taşıyordu. Piraye, Nazım’ın tek moral kaynağıydı.

Sonra bir gün, öylesine sıradan bir gün, dayısının kızı Münevver, Nazım’ı ziyarete geldi. İkisi de evliydi. Ancak yine de aralarında bir kıvılcım oluşmasına engel olmamıştı. Ötesi yok, Nazım sırılsıklam âşıktı işte.

1948’de bir af bekleniyordu. Nazım, Münevver’e kocasından boşanmasını söyledi. Birlikte yeni bir hayata başlamayı teklif etti. Piraye’ye de bir mektup yazıp her şeyi olduğu gibi anlattı.

Piraye, her zamanki gibi kocasından gelen aşk mektubunu açtı; ancak okudukları karşısında yıkılmıştı. Yine de hiç ses etmedi ve boşanma isteğini kabul etti.

Ancak işler Nazım’ın planladığı gibi gitmedi. Beklenen af gerçekleşmemişti. Münevver de böyle bir riske girmek istemedi ve kocasına döndü. Nazım da Piraye’yi kaybettiğiyle kaldı.

Ona af dilemek için bir mektup yazdı. Anca Piraye, ölse de aşkından, bir daha Nazım’a hiç dönmedi…

Nazım Hikmet ve aşkları

Affın ardından Münevver ile Nazım

Piraye ile yaşadığı bu durumdan sonra, nihayet af çıkmıştı. Nazım ile Münevver, evlendi. Nazım’ın ömrü boyunca sahip olacağı tek çocukları bu evlilikten doğdu; Mehmet Nazım.

Nazım, daha Mehmet 3 aylıkken Rusya’ya kaçtı. 1951’den sonra da çıkan kararla Türkiye’ye dönmek hayal olmuştu. Münevver, ancak 1961’de İtalyan yazar Joyce Lussu’nun yardımıyla Nazım’ın yanına Varşova’ya gitti. Ancak Nazım, aşktan beslenmeye devam etmiş, burada kendine yeni bir hayat kurmuş, Vera ile evlenmişti…

Nazım Hikmet ve aşkları

Doktoru Galina

Nazım, Türkiye’den kaçtığı ilk zamanlarda doktoru Galina Grigoryevna ile evlendi. Nazım’ın hayatını paylaştığı; ama hiç şiir yazmadığı tek kadındı.

Münevver bu aşamayı kaçırmış, Vera ile karşılaşmıştı.

Nazım Hikmet ve aşkları

Son aşkı Vera

Nazım ve Vera, 1956’da, Vera henüz 24 yaşında iken tanıştılar; 1960’ta evlendiler. Bundan sonra tüm şiirlerini Vera için yazdı Nazım…

Vakitleri az kalmıştı aslında. Nazım 3 Haziran 1963’te hayata ve Vera’ya veda etti.

“Gelsene dedi bana
Kalsana dedi bana
Gülsene dedi bana
Ölsene dedi bana
Geldim, kaldım, güldüm, öldüm…”

Nazım Hikmet ve aşkları

Aşk ve Nazım Hikmet

Aşk ve ölüm arasında yaşadı Nazım. Hayatında birçok kadın oldu; ama biz en çok Piraye ve Vera’yı bildik. Kalbinden geçenleri bilmeyi isterdim diye düşündüm hep. Sonra Nazım’ın Piraye’yi bırakışını okuduğumda ne çok üzülmüştüm. Zaman geçtikçe de onu anladığımı fark ettim. Demek hayat geçiyordu ve aşk denilen şey, böyle bir şeydi. Şiirler yazmanın bedelini hayat bir şekilde ödetiyordu. Yoksa bunca duygu yüklü yazan adam, her seferinde nasıl olur da aşık olduğu kadını öylece bırakıp gidebilirdi…

Aşık olmanın bedeli… Bunca güzel duyguların karşılığı nasıl oluyor da her insanın hayatına ödenmesi gereken bir bedel olarak yerleşiveriyordu. Piraye, Nazım’ın ardından hayatına kimseyi almadı ve kendi yalnız dünyasında onu sevmeye hep devam etti. Kitaplara konu olacak bir aşk yaşamak kolay değildi. 1995’te Piraye öldüğünde, oğlu Memet Fuat, annesinin ölümünü “Küçük Dev Kadını Kaybettik” diye duyurdu. Piraye, kalbinde Nazım’ın sonsuz aşkı ya da belki öfkesiyle gitti.

Nazım ise, bin bir çelişkiyle göçüp gitmişti. “Seni kol saatimin kayışına yazdım Piraye” demişti Nazım. Oysa saatinde “Vera” yazıyordu.

Gönlünden neler geçti, nerede vazgeçti, nerede pişman oldu acaba Nazım. Bunu bilmek imkansız elbet. Ama yine de herkesin kalbine düşen bir his var sonuçta.

Ve ne olursa olsun, kalbine geçiremediği sözlerle, Piraye’siyle, Vera’sıyla, aşkla vücut bulan bir Nazım Hikmet geçti bu dünyadan…

İyi ki…

Doğum günün kutlu olsun Nazım Hikmet…

Huzurlu bir ilişkinin sırları

Huzurlu bir ilişkinin sırları

Kadın – erkek ilişkilerinde zamana yenilmemek elinizde. Yaşadığınız birlikteliğin uzun süreli ve huzurlu olabilmesi için birkaç noktaya dikkat etmek gerekiyor. Biraz çaba, biraz anlayış ve özveriyle ilişkiniz her daim size huzur verebilir.

Saygı

Toplumda oldukça aranmasına rağmen en az bulunan şey olan saygı, gönül işlerinin baş tacı olarak nitelenebilir. Her şeyden önce kendisine saygısı olan, birey olduğunun farkında olan insanlar, çevrelerine ve dolayısıyla sevdikleri kişiye karşı saygılı insanlardır. Bu tip insanlar laflarının, eylemlerinin sınırını bilirken aynı zamanda karşılarındaki insanında sınırlarının ve özgürlüğünün farkındadırlar. Bireyler arasındaki saygı ilişkiyi kuvvetlendirir ve sarsılmaz temeller oluşturur.

Alttan alabilmek ve anlayışlı olmak

İnsanlık hâline bağlı olarak keyifsiz, aksi, stresli olunan zamanlar olabilir. Bu gibi durumlarda talihsiz bir şekilde karşıdaki insana sitem edilebilir; bütün sinir, stres kendisinden çıkartılabilir. Bu durumlarda biraz sineye çekmek, biraz da alttan almak kimseye bir şey kaybettirmez. Aksine karşıdaki kişinin sakinleşmesini sağlar. Başka bir konu olarak, kıskançlığın esiri olan insanların, insanın artık sosyal bir varlık olduğunu ve başkalarıyla iletişim kurmanın normal bir davranış olduğunu farketmeleri faydalı olacaktır. Anlayış göstermek, ilişkideki güveni yükseltirken kişinin kendisini dizginleyen ve terbiye eden bir mental eğitimi hâlini de alır.

Özveri

Söz konusu olarak ikili ilişkilerdenbahsedildiğinden dolayı, benmerkezciliğin iyi bir şey olduğundan söz etmek biraz güçtür. Bir ilişkide huzur ve rahat aranıyorsa, kişinin kendinden bir şeyler feda etmeye hazır olması gerekebilir. Feda edilecek şeylerden kasıt aile, bireysel özgürlükler gibi şeyler değildir. Bireysel çıkarlar, ilişkinin önüne geçmemeli; gerektiğinden biraz daha fedakâr olunabilmelidir. Örneğin işi gereği yurtdışına taşınacak olan bir kişi;ilişkisi ve sevdiği kişi için uzak ilişki yaşamayı, zor olsada göze alabilmeli veya hayallerini ertelemeyi düşünebilmelidir. Özveri, bencilliği saf dışı bırakan ve sağlıklı insan ilişkilerinin anahtarı olan yegâne değerdir.

Empati

Empati yapmakgerek ilişki gerek toplum için çok önemlidir. Empati yaparak, ilişkiyi daha kolay yaşanabilir ve sorunları daha kolay çözülebilir hâle getirebilirsiniz. Bu yolla sevgi beslediğiniz insanı tanımak daha da kolaylaşacaktır. Sadece gözlemlemek, dinlemek ile değil kendinizi onun yerine koyarak düşünmek, sevgiliyi tanımanın en pratik ve etkili yoludur. Bu yetiyi kazandıktan sonra uzayıp giden kavgalarla vedalaşabilirsiniz.

  • Neden gerçek aşkı bulamıyoruz

    Neden gerçek aşkı bulamıyoruz

    by on 2 Nisan 2018 - 0 Comments

    İnsan ne kaybetse ya da neye ulaşmak istese, olmadığında çok zorlamaz; vazgeçer. Farkında mısınız bir tek aşkı, bıksak da asla vazgeçmeden arıyoruz. Peki acaba o kadar aramamıza rağmen neden gerçek aşkı bulamıyoruz? Unutamıyoruz Geçmişte birini çok sevdiniz; ama yanlış kişiydi ve ayrıldınız. İşte, o kişiye dair hala ihtimaller besliyorsanız, bir türlü unutamıyorsanız, gerçek aşka da […]

  • Türk kadınlarının favorisi kıskanç erkek

    Türk kadınlarının favorisi kıskanç erkek

    by on 2 Nisan 2018 - 0 Comments

    Kıskanma dozuna göre sevgiyi besleyen bir histir. Özellikle kadınlar üzerinde etkili olan bu duygu eşlerin birbirilerini seçerken de kriteri oluyor. Yapılan bir ankette kadınların kıskanç erkekleri tercih ettikleri ortaya çıktı. Sizce hangisi? KızlarSoruyor platformu üyelerine “Sizce kıskanç erkek mi kıskanmayan erkek mi daha makul?” sorusunu yönlendirdi. Binlerce kişinin katıldığı ankette oyların %79’uyla kıskanan erkek hem […]

  • Spotify borsaya açıldı değeri 30 milyar dolara fırladı

    Spotify borsaya açıldı değeri 30 milyar dolara fırladı

    by on 5 Nisan 2018 - 0 Comments

    Dünyanın en büyük çevrim içi müzik hizmeti olmasının avantajını borsada değerlendirmek isteyen Spotify, dün itibariyle ilk açılışını yaptı ve fırlayan hisselerle rekor bir pazar değeri elde etti.   Spotify hisseleri ne kadar?   SPOT sembolüyle New York Menkul Kıymetler Borsasında işlem görmeye başlayan Spotify, ilk gün itibariyle 165.90$ hisse değerine kadar yükseldi. Bu zaman diliminde […]

  • Huzurlu bir ilişkinin sırları

    Huzurlu bir ilişkinin sırları

    by on 2 Nisan 2018 - 0 Comments

    Kadın – erkek ilişkilerinde zamana yenilmemek elinizde. Yaşadığınız birlikteliğin uzun süreli ve huzurlu olabilmesi için birkaç noktaya dikkat etmek gerekiyor. Biraz çaba, biraz anlayış ve özveriyle ilişkiniz her daim size huzur verebilir. Saygı Toplumda oldukça aranmasına rağmen en az bulunan şey olan saygı, gönül işlerinin baş tacı olarak nitelenebilir. Her şeyden önce kendisine saygısı olan, […]

  • Oscar 2018 Ödülleri Kazananlar

    Oscar 2018 Ödülleri Kazananlar

    by on 2 Nisan 2018 - 0 Comments

    Dün gece Los Angeles Dolby Theatre’da düzenlenen gece de 90. Akademi Ödülleri sahiplerini buldu. Kazananlar ; En İyi Yapım Tasarımı The Shape of Water En İyi Sinematografi Blade Runner 2049 En İyi Kostüm Tasarımı Phantom Thread En İyi Ses Kurgusu Dunkirk En İyi Kısa Animasyon Film Dear Basketball En İyi Kısa Film The Silent Child […]